'Bağımsız' Bosna Hersek 30 yaşında

Bosna Hersek 01.03.2022, 09:00
'Bağımsız' Bosna Hersek 30 yaşında

Balkan ülkesi Bosna Hersek, bugün bağımsızlığının 30. yılını kutluyor.

Nüfusunun yarısından fazlasını Müslüman Boşnakların oluşturduğu ülke, kanlı savaşın üzerinden çeyrek asırdan uzun bir sure geçmesine rağmen aslında bugün de bağımsızlık mücadelesini sürdürüyor. 1990’lı yıllarda yaşanan kanlı savaşta birbirleriyle çatışan Boşnak, Hırvat ve Sırplar, bugün ülkenin kurucu unsurları olarak kabul edilirken, devlet yönetiminden birçok kurumun yönetimine kadar hala tam bir istikrar sağlanmış değil. Etnik temelli gerginliklerin hala sürdüğü Bosna Hersek’te, 1995’te savaşı sonlandıran Dayton Barış Anlaşması’nın getirdiği karmaşık sistem, kamuoyunun büyük bir kısmı tarafından “artık zamanı geçmiş bir anlaşma” olarak değerlendiriliyor.

NATO ve AB üyelikleri, Bosna Hersek'te eksik olan istikrar ve barış ortamının tam olarak sağlanması açısından özellikle Boşnaklar tarafından dönüm noktası olarak görülüyor. Öte yandan, AB üyeliği ülkedeki karmaşık systemin neden olduğu bazı sorunlar, NATO üyeliği ise Rusya ile göbek bağı bulunan Sırpların engellemeleri nedeniyle gerçekleşmesi mümkün hedefler olarak görülmüyor.

İşsizlik ve genç nüfusun Batı Avrupa’ya göç etmesi, Bosna Hersek’in en önemli meseleleri arasında yer alırken, son yıllarda artan düzensiz göçmen sayısı ve koronavirüs salgını da ülkenin istikrarını olumsuz etkiliyor. Oldukça zengin doğal kaynaklara, önemli yatırım olanaklarına ve Batı Avrupa'ya yakınlığı sebebiyle önemli bir stratejik konuma sahip ülke, çoğu zaman karmaşık sisteminden kaynaklı bürokrasinin mağduru oluyor.

Bağımsızlık referandumu

Hırvatistan'ın 1991'de bağımsız olmasından sonra büyük ölçüde Sırpların kontrolüne geçen Yugoslav Halk Ordusu (JNA) ile Hırvatlar arasında başlayan çatışmalar, Bosna Hersek'e de sıçramış, JNA birlikleri Bosna Hersek içinde kalan, ancak nüfusunun çoğunluğunu Hırvatların oluşturduğu Ravno’ya saldırmıştı.

Yugoslavya'nın parçalanlamaya başlamasını lehlerine kullanmak isteyen Bosnalı Hırvatlar ve Sırplar da ülke topraklarını aralarında pay etmek istemiş, bu hedef doğrultusunda Hırvatlar 18 Kasım 1991'de Hersek-Bosna Hırvat Cumhuriyeti'ni, Sırplar ise 9 Ocak 1992'de Sırp Cumhuriyeti'ni ilan etmişti. Ülkenin büyük çoğunluğunu oluşturan Müslüman Boşnakların bağımsızlık ilanından başka bir çıkış yolu yoktu.

Slovenya ve Hırvatistan'ın ardından Bosna Hersek'te de bağımsızlık referandumu kararı alındı. Bosnalı Sırpların büyük oranda boykot ederek katılmadığı referandum, 29 Şubat-1 Mart 1992'de yapıldı. Halkın yüzde 64,31'inin sandığa gittiği referandumda, oy verenlerin yüzde 99,44'ü bağımsız Bosna Hersek’in "evet" dedi.

"Bağımsız" Bosna Hersek, 22 Mayıs 1992'de Birleşmiş Milletler (BM) üyeliğine kabul edildi.

44 aylık Saraybosna kuşatması

Referandumunun akabinde JNA'nın yanı sıra Bosna Hersek ve Sırbistan'dan paramiliter Sırp birlikleri, Müslüman Boşnaklara karşı etnik temizliğe başladı.

Bağımsız Bosna Hersek'in ilk cumhurbaşkanı Boşnak lider Aliya İzetbegoviç önderliğinde ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve bağımsızlığını korumak için bir araya gelen farklı dini ve etnik kökenlerden Bosnalılar, kuzeyde ve doğuda Sırplarla güneyde ve batıda ise Hırvatlarla savaştı.

Avrupa'nın orta yeride 3,5 yıl süren savaş boyunca çok büyük sivil katliamları, insanlık ve savaş suçları, etnik temizlik, sürgünler ve soykırım yaşandı.

Savaş suçlusu Sırp komutan Ratko Mladic'in emrindeki birlikler, Temmuz 1995’te ülkenin doğusundaki Srebrenitsa şehri ve civarında sadece birkaç günde en az 8 bin 372 Boşnak sivili katletti.

Prijedor, Foca, Zvornik ve Visegrad gibi birçok şehirde, etnik temizlik nedeniyle neredeyse hiç Boşnak kalmadı.

Başkent Saraybosna tam 44 ay Sırpların kuşatması altında kaldı, sadece Saraybosna’da 10 binden fazla insan hayatını kaybetti.

Kanlı savaş, 21 Kasım 1995'te Dayton Barış Anlaşması'nın ABD’de paraf edilmesiyle sona erdi.

Dayton ve getirdiği karmaşık sistem

Bosna Hersek'te silahları susturan anlaşma, 21 Kasım 1995'te ABD'deki Dayton Hava Üssü'nde Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzetbegovic, Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Milosevic ve Hırvatistan Cumhurbaşkanı Franjo Tudjman tarafından paraf edildi.

Anlaşma ile birbiriyle savaşan Boşnak, Sırp ve Hırvatlar, ülkenin "kurucu halkları" olarak tanımlandı. “Dayton Bosna Hersek'i”, Bosna Hersek Federasyonu (FBiH) ve Srpska Cumhuriyeti (RS) olmak üzere iki entite ile özel bir statüye sahip Brcko Bölgesi'nden oluştu. Federasyon entitesi de kendi içinde her birinin ayrı hükümeti ve meclisi olan 10 kantona ayrıldı.

Savaş boyunca kullanılan altın zambaklı Bosna Hersek bayrağı yerini bugünkü yıldızlı bayrağa bıraktı. İlk kurulduğunda üniter bir yapıya sahip olan Bosna Hersek, Dayton ile federal bir yapıya büründü.

Bosna Hersek’in oluşturan iki entitenin de kendi başkanları, başbakanları ve bakanları bulunuyor. Ayrıca kantonların da her birinin kendi başbakanları, bakanları, polis birimleri var.

Devletin en yetkili makamı ise Boşnak, Sırp ve Hırvat üç üyeden oluşan Devlet Başkanlığı Konseyi. Kararlarını üç üyenin de onayı ile almak zorunda olan bu konsey, aynı zamanda ülkenin dış politikasını da belirliyor. Dört yıllığına seçilen üyeler, sekiz ayda bir dönüşümlü olarak Konsey Başkanlığı yapıyor.

Bosna Hersek’te devlet, entite ve kanton düzeylerinde toplam 137 bakan bulunuyor.

Dayton ayrıca, kriz zamanlarında hızlı müdahale için görevden alma, yasalar çıkarma gibi önemli yetkilerle donatılmış bir Yüksek Temsilci Ofisi (OHR) de getirdi.

Etnik temelli gerginliklerin, Sırpların ayrılıkçı söylemlerinin ve siyasi krizlerin hiçbir zaman bitmediği ülkede, 1 Mart Bağımsızlık Günü Boşnakların yoğun olduğu Federasyon entitesinde "ulusal bayram" kabul edilirken, Srpska entitesinde ise sıradan bir gün olarak görülüyor.

Nüfusun yüzde 50,1'i Boşnak

Başkenti Saraybosna olan Bosna Hersek'in nüfusu 2013'teki son sayıma göre 3 milyon 531 bin 159. Nüfusun yüzde 50,11'ini Boşnaklar, yüzde 30,78'ini Sırplar, yüzde 15,43'ünü Hırvatlar ve yüzde 3,68'ini ise diğer etnik gruplara ait vatandaşlar oluşturuyor. Ülke nüfusunun yüzde 50,7'si Müslüman, yüzde 30,7'si Ortodoks, yüzde 15,2'si ise Katolik.

"Bağımsızlık" mücadelesi sürüyor

AB'ye 2016'da resmen üyelik için başvuran yapan Bosna Hersek, hala "aday ülke" statüsü alamadı. Karmaşık sistemi nedeniyle AB'nin birçok talebini yerine getiremeyen Bosna Hersek, uzunca bir süre daha AB kapısı önünde bekleyecek gibi görünüyor.

Boşnakların güvenlik ve istikrar için olmazsa olmaz olarak değerlendirdiği NATO üyeliği ise Sırbistan ve Rusya ile yakın ilişkilere sahip Bosnalı Sırplar tarafından engelleniyor.

Bosna Hersek, tüm bunların yanı sıra işsizlik, genç nüfusun göçü, göçmen krizi ve Kovid-19 salgınıyla da mücadele ediyor.

Kayhan Gül/BalkanNews

Yorumlar (0)