Saraybosna’da "İstiklal Marşı ve Çanakkale Zaferi" programı
Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da "İstiklal Marşı’nın Kabulü ve 18 Mart Çanakkale Zaferi Anma Töreni" düzenlendi.
Uluslararası Saraybosna Üniversitesi’nde (IUS) düzenlenen ve Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçisi Sadık Babür Girgin ile ülkedeki Türk kurumlarının temsilcilerinin de katıldığı program, İstiklal Marşı’nın okunması, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve şehitler için dua okunması ile başladı.
Programın açılış konuşmasını yapan IUS Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yıldırım, 100 yıl kadar önce Türk milletinin İstiklal Marşı yazmak zorunda kaldığını belirterek, Milli Şair Mehmet Akif’in “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın” sözlerini anımsattı.
Yıldırım, Çanakkale Muharebesi’nin tüm dünya güçlerinin Türkleri tarihten silmek için tüm güçlerini kullandığı bir savaş olduğunun da altını çizerek, konuşmacılara ve konuklara katılımları için teşekkür etti.

"Tüm ümmetin zaferi"
"Çanakkale Zaferi'nin tarihsel önemi" temalı panelde konuşan IUS öğretim üyesi Dr. Jahja Muhasilovic, Çanakkale’nin tarihsel, jeopolitik ve günümüzdeki önemi açısında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, Çanakkale’nin sadece Türklerin değil, tüm ümmetin zaferi olduğunu söyledi.
Avrupa’nın kendi kimliğini oluştururken temeline Hristiyanlığı yerleştirdiğini kaydeden Muhasilovic, Çanakkale Muharebesi’nin İslam’ı temsil eden Osmanlı medeniyeti ile Hristiyan Avrupa medeniyetinin çarpıştığı bir savaş olduğunu ifade etti.
Çanakkale Zaferi ve devamındaki zaferler olmasaydı Türkiye’nin Ankara’dan Sivas’a kadar uzanan bir coğrafyada sınırlı kalmasının öngörüldüğünü savunan Muhasilovic, Batı’nın, toprakları büyük güçler tarafından parçalanmış 3. dünya ülkesi bir Türkiye planı olduğunu vurguladı.
Çanakkale’nin aynı zamanda Boşnakların ve Balkan Müslümanlarının da savaşı olduğunu belirten Muhasilovic, çoğu Sancaklı 25 bine yakın Balkan Müslümanının bu savaşa katıldığını hatırlattı.
Türkiye’nin o dönemde ayakta kalmasının Balkan Müslümanlarını da rahatlattığını anlatan Muhasilovic, Türkiye’deki olası krizlerin, çatışmaların Boşnaklar tarafından da en az Türk halkı kadar derinden hissedileceğini sözlerine ekledi.

"Çanakkale sonu olmayan bir ilham kaynağı"
IUS öğretim üyesi Dr. Mustafa Krupalija ise Çanakkale’nin asla geçmişte kalmış bir vaka olmadığını, tarihsel bir olay ve ders olduğunu vurgulayarak, Türk milletinin başına 10 yıl gibi kısa bir zaman içinde üç savaş geldiğini ve bu 10 yıl içerisinde dünyada artık yeni bir uluslararası düzen oluştuğunu aktardı.
“Balkan Savaşı’nın hepimiz kaybettik, ancak birlikte kaybettik.” diyen Krupalija, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birinci Dünya Savaşı’na bu şekilde girdik. Bosna’da o dönemde Avusturya-Macaristan hakimiyeti sürüyor. Ancak bilincimizin şansına, savaş sahnesinde yine aynı tarafta yer alıyorduk. Boşnakların diğer cepheler arasında Çanakkale’ye de gitmesi bu bağlamda değerlendirilecek olursa Boşnaklar sadece kardeş Türk milleti için değil, kendi varlık mücadelesi için de Çanakkale’yi kendinden görüyordu. Çanakkale’de kazandık, ancak maalesef Birinci Dünya Savaşı’nı kaybettik.”

Türklerin ile Sevr ile kendi derdine düştüğünü, Boşnakların ise tarihi isimlerinin resmiyetten kaldırıldığı ve soykırımlarla devam edecek karanlık bir sürece girerek hayatta kalma mücadelesi verme durumunda kaldığını hatırlatan Krupalija, “Her iki millet artık bir kurtuluş mücadelesini gözlemliyordu.” dedi.
Krupalija, Çanakkale’nin sonu olmayan bir ilham kaynağı ve dönemi bitmeyen bir ders olduğunu sözlerine ekledi.
Programın ayrıca Boşnak öğrenciler İstiklal Marşı’nı ve Çanakkale Şehitlerine şiirini okudu.
BalkanNews