Srebrenitsa Soykırımı: Boşnak milletinin kanayan yarası

Bosna Hersek 10.07.2021, 09:02
Srebrenitsa Soykırımı: Boşnak milletinin kanayan yarası
© BalkanNews/Yunus Demirbaş

Bosna Hersek'in Srebrenitsa şehrinde 1995 yılının temmuz ayında yaşanan ve İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Avrupa'da gerçekleşmiş en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen soykırım, aradan 26 yıl geçmesine rağmen Boşnak milletinin kanayan yarası olmaya devam ediyor.

Srebrenitsa şehrinin 11 Temmuz 1995 günü Ratko Mladiç emrindeki Sırp askerlerin eline geçmesinin ardından başlayan soykırımında sadece birkaç gün içinde aralarında çocukların da bulunduğu en az 8372 Boşnak sivil hunharca katledildi.

Yaşanan zulüm, kıyım, soykırım sadece Bosna Hersek’te değil, tüm dünyada acının ve adalet arayışının sembolü haline geldi.

Srebrenitsa soykırımında öldürülen, ancak bedenlerine yıllar sonra toplu mezarlarda ulaşılan ve kimlik tespitleri yapılan 19 şehit daha yarın Potoçari Anıt Mezarlığı’nda ebedi huzura kavuşacak.

Aradan 26 yıl geçmesine rağmen halen binden fazla kaybın olması gerçeği ise Srebrenitsa yarasının neden hala kapanmadığının, kanamaya devam ettiğinin en önemli kanıtı.

Boşnak milleti için bu soykırım yarasının neden hala açık olduğunun bir diğer nedeni ise masum sivilleri acımasızca katledenleri hala serbest etrafta dolaşması ve yaşanan soykırımın bazı kesimlerce hala inkar edilmesi.

Soykırıma götüren süreç

Lahey’deki uluslararası mahkemece savaş ve soykırım suçlarından müebbet hapse mahkûm edilen Ratko Mladiç komutasındaki Sırp askerler, 11 Temmuz 1995 günü Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki Hollandalıaskerlerin koruması altında bulunan "güvenli bölge" Srebrenitsa'ya girdi.

Aslında o gün Mladiç’in kaydettiği sözler, sonraki birkaç gün içinde olacakların da habercisiydi.

Sırp bayramı arifesinde Srebrenitsa’yı Sırp milletine "hediye ettiklerini" kaydeden Mladiç, bölgedeki Müslüman nüfusu kastederek, "Nihayet bu topraklarda Türklerden intikam alma zamanı geldi." ifadelerini kullandı.

Srebrenitsa düştükten sonra sadece birkaç gün içinde en az 8 bin 372 Boşnak sivil katledildi, yıllardır burada yaşayan binlerce Müslüman Boşnak evlerini terk etmek zorunda kaldı.

"Ölüm Yolu"

Şehrin düşmesinin ardından burada yaşayan Boşnakların bir kısmı, bugünkü şehitliğin karşısındaki eski akümülatör fabrikasında bulunan Hollanda askerlerine sığınırken bir kısmı da orman yolundan Boşnak ordusunun kontrolündeki bölgeye ulaşmak istedi.

Nihayetinde orman yolunu seçenlerin de Hollandalı askerlere sığınanların da kaderi aynı olacaktı.

Yaşanan büyük kıyımlar nedeniyle halk arasında “ölüm yolu” olarak da nitelendirilen orman yolunu tercih eden binlerce Boşnak, Sırp askerlerin kurduğu pusularda yaşamlarını yitirdi.

Hollandalı askerlere sığınanlar da eski akümülatör fabrikasındaki ilk gecenin ardından başlarına gelecekleri anlayacaktı. İlk gece fabrikaya giren Sırp askerler Boşnakların kimlik kontrolünü yapıp keyiflerine göre bazılarını götürürken, eşlerinden ya da oğullarından ayrılan kadınların çığlıkları olacakların habercisiydi.

Ertesi gün, Hollandalı askerlerin birkaç metre ilerisinde, kampın hemen dışında bekleyen Sırp askerler, kadın ve çocukları otobüslere bindirirken erkekleri hemen orada ailelerinden ayırdı. Ailelerinden ayrılan erkekler, daha sonra kurşuna dizilip toplu mezarlara gömüldü.

Hollanda'nın rolü

Srebrenitsalı Boşnak sivillerin o dönem "tutunacak dal" olarak gördüğü BM askerlerinin rolü, aradan 26 yıl geçmesine rağmen tartışılmaya devam ediyor.

Şehrin Sırp güçlerince işgal edilmesinin ardından çekilen ve kamuoyunun da aşina olduğu görüntülerde, Hollandalı BM askerlerinin komutanı Thom Karremans'ın Mladiç karşısında el pençe durması gözden kaçmadı.

Görüntülerin sonunda ise Mladiç’in Karremans'a içki ısmarlaması ve ikilinin birlikte kadeh kaldırması da dikkati çekiyor.

Tüm bu görüntülere rağmen Karremans hiçbir zaman yargılanmadı. Hollanda devleti ise Srebrenitsa'daki soykırımdan "kısmen" suçlu bulundu.

"Soykırım" kararı ve failleri

Hollanda'nın Lahey kentideki Uluslararası Adalet Divanı, 2007'de aldığı kararla Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinden (ICTY) gelen kanıtlar doğrultusunda Srebrenitsa ve civarında yaşananları "soykırım" olarak tanımladı.

Sırp komutan Ratko Mladiç ile dönemin Sırp Cumhuriyeti lideri Radovan Karaciç, uluslararası mahkemelerce soykırım ve savaş suçlarından müebbet hapse mahkum edildi.

Lahey’deki mahkeme ayrıca Srebrenitsa soykırımındaki sorumlulukları nedeniyle eski Sırp general Radislav Krstiç'i 35 yıl, Vidoye Blagoyeviç'i 15 yıl, Vuyadin Popoviç ve Lyubişa Beara'yı ömür boyu, Drago Nikoliç'i 35 yıl, Lyubomir Borovçanin'i 17 yıl, Vinko Pandureviç'i 13 yıl, Radivoye Miletiç'i 19 yıl, Milan Gvero'yu 5 yıl hapse mahkum etti.

Bosna Hersek Mahkemesinde görülen Srebrenitsa davasında ise Milorad Trbiç, 30 yıl hapse mahkum edildi.

Sırbistan'ın eski devlet başkanı Slobodan Miloseviç de Srebrenitsa'daki soykırımla suçlanmış, ancak yargılanması devam ederken cezaevinde yaşamını yitirmişti.

Kayhan Gül/BalkanNews

Yorumlar (0)