Kuzey Makedonya’da “21 Aralık Türkçe Eğitim Bayramı” kutlandı

Kuzey Makedonya 22.12.2021, 00:43
Kuzey Makedonya’da “21 Aralık Türkçe Eğitim Bayramı” kutlandı
© TBMM

Kuzey Makedonya’da yaşayan Türklerin resmi bayramı olan “21 Aralık Türkçe Eğitim Günü” dolayısıyla başkent Üsküp’te kutlama programı düzenlendi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Yunus Emre Enstitüsünün (YEE) desteğiyle Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği (MATÜSİTEB) tarafından düzenlenen programa TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un yanı sıra Kuzey Makedonya Meclis Başkanı Talat Caferi, Kuzey Makedonya Birinci Başbakan Yardımcısı Artan Grubi, Kuzey Makedonya Eğitim ve Bilim Bakanı Mila Carovska, TİKA Başkan Yardımcısı Mahmut Çevik, Kuzey Makedonya Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Salih Murat, Türkiye’nin Üsküp Büyükelçisi Hasan Mehmet Sekizkök, MATÜSİTEB Genel Başkanı Hüsrev Emin, ülkedeki Türk kurum ve kuruluşların temsilcileri, iki ülke milletvekilleri, parti genel başkanları, akademisyenler, öğretmenler ve diğer davetliler katıldı.

Meclis Başkanı Şentop, Kuzey Makedonya’da yaşayan Türklerin resmi bayramı olan 21 Aralık Türkçe Eğitim Günü vesilesiyle ülkede bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere TBMM’deki milletvekilleri ve Türkiye’deki tüm kardeşlerinin selamlarını ileten Şentop, bir yıl önce de kutlamalara katıldığını anımsattı.

Dilin hiçbir zaman sadece bir iletişim aracına indirgenemeyeceğini söyleyen Şentop, dilin öncelikli olarak millet olmanın nişanesi, bir toplumu millet yapan en temel unsur niteliği taşıdığını aktardı.

Şentop sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hiçbir millet yoktur ki kendine ait müstakil bir dili olmasın. Çünkü milletlerin tarih içinde oluşturdukları kültürleri, kültürel mirasları ve bizatihi tarihleri dil aracılığıyla biçimlenir, anlam kazanır ve geleceğe taşınır. Biz Türkçemiz sayesinde bir milletiz ve tarih içerisinde Türkçemizle birlikte var olduk. Var olduğumuz müddetçe gördük ve yaşadık ki Türkçe bir barış dilidir, bundan sonra da bir barış dili olmaya devam edecektir. Ali Fuat Başgil, Türkçemizi ‘Her kelimesinde asil bir milletin en az bin yıllık tarihinin biriktirdiği mana ve hatıralar bulunan lisan şekline girmiş milli ruhumuz.’ olarak tarif etmektedir. Bugün Türkçe, dünyada konuşulan en eski ve köklü diller arasında yer almaktadır. Üsküp’ten Türkistan’a, Sibirya’dan Basra Körfezi’ne kadar uzanan geniş bir coğrafyada kullanılmakta; ortak bir geçmişi, kültürü paylaşan kardeşler arasında koparılamayacak güçlü bir bağ oluşturmaktadır. Türkçenin konuşulduğu bütün bu ülkeler sınırları Türkçe dili olan büyük bir anlam vatanının mensuplarıdır. Türkçenin bizlere millet özelliği vermesi, kadimliği, zenginliği bize gurur verse de bugün dilimize tehdit oluşturan belli başlı gelişmeleri de gözden kaçıramamalıyız.”

Şentop, Türkçenin; Arapçadan, Farsçadan, Rumcadan, Makedoncadan, Avrupa dillerinden aldığı kelimeler, deyişler, deyimler ve ifadelerle zenginleştiğini, tekamül ettiğini ve bugünkü mükemmeliyetine ulaştığını belirterek “Müstakilen belirtmeliyim ki yaşadıkları ülkelerde azınlık durumunda bulunan soydaşlarımız Türkçenin kullanımı konusunda belli başlı zorluklarla karşılaşmıştır ve zaman zaman da karşılaşmaktadır. Özellikle eski Doğu bloku ülkelerinde yaşayan kardeşlerimizin Türkçeyi konuşmaları, öğrenmeleri ve kullanmaları vaktiyle yasaklanmış, türlü baskılarla insanımıza eziyet edilmiştir.” diye konuştu.

“Kuzey Makedonya’da Türkçe eğitiminin güçlenerek devamına büyük önem atfediyoruz”

Şentop, Balkanlar ve Kuzey Makedonya’nın, Türkçenin geliştirildiği, Türk dilini zenginleştiren birçok ismin doğduğu ve yetiştiği topraklar olduğunu vurguladı.

Osmanlı’nın burada kurduğu medeniyet ile Türkçenin bu topraklarda kalıcılaştığını ve en önemli kültür dillerinden birisi haline geldiğini söyleyen Şentop, Balkanlarda yetişmiş isimlerin Türk diline ve edebiyatına verdiği katkıların Türkçeden çıkarıldığı takdirde Türk dili ve edebiyatında büyük bir boşluk oluşacağına işaret etti.

Şentop, Türkçenin ve 21 Aralık Türkçe Eğitim Bayramı’nın ülkedeki Türkler tarafından sahiplenilmesi, gencinden yaşlısına bu dilin kadrinin bilinmesi kendilerine büyük gurur ve mutluluk verdiğini kaydetti.

TBMM Başkanı Şentop, “Biz Türkiye olarak Kuzey Makedonya’da Türkçe eğitiminin güçlenerek devamına büyük önem atfediyoruz. Kuzey Makedonya’da Türkçenin devamının bu coğrafyadaki kardeşliğin güçlenmesi, ülkenin kültürel zenginliği ve siyasi gücünün yükselmesi bakımından hayati bir nitelik taşıdığına inanıyoruz. Daha önce de belirttiğim üzere Türkiye Cumhuriyeti tüm kurumlarıyla Kuzey Makedonya Türkçe eğitimin kesintisiz ve verimli bir şekilde devam etmesi için sizlerle ve ilgili makamlarla iş birliğine devama her zaman hazırdır.” dedi.

Caferi, ülkenin sosyal dokusunun ayrılmaz bir parçası olan Türk toplumunun kültürüne ve kimliğine bu bayram aracılığıyla gösterdikleri saygıdan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Caferi, “Şüphesiz Türk dili, kültürü ve gelenekleri o kadar harmanlaşmış, ülkemizde var olan ve faaliyet gösteren tüm kültürlerin, geleneklerin ve dillerin bir parçasıdır. Onları uzak ve bilinmeyen olarak hissetmeyiz, hatta resmi daha da zenginleştirmektedirler. Yapbozun o parçası ne kadar olursa olsun, ister büyük ister küçük, yine de en büyüğü kadar önemlidir, çünkü olmasaydı, resim tamamlanmış olmazdı.” diye konuştu.

Carovska da 21 Aralık dolayısıyla ülkedeki Türk toplumunu tebrik ederek nice seneler kutlanması dileğini paylaştı.

Ülkedeki Türkçe eğitimin 1944 yılından bu yana mümkün kılındığını ve ülkenin bağımsızlığının ardından anayasal bir kategori olduğunu ifade eden Carovska, “Ana dilde eğitim ayrıcalık olmamalı, herkese sağlanması gereken temel bir insan hakkıdır. Eğer çocuk doğduğunda ilk kez duyduğu en iyi anladığı dilde eğitim alırsa, daha sonra okulda öğrendiği her şeyi, tüm öğretim içeriklerini çok daha iyi benimser ve okula karşı olumlu bir tutum sergiler.” ifadelerini kullandı.

Carovska, Kuzey Makedonya’da bugün ilk ve orta öğretimde 1800 öğrencinin Türkçe eğitim gördüğünü söyledi.

Büyükelçi Sekizkök ise Kuzey Makedonya’nın kurucu halklarından olan Türk toplumunun, Türkiye ve Kuzey Makedonya’yı birbirini güçlü şekilde bağladığını söyledi.

Sekizkök, “Bu toprakların insanları, asırlar boyunca olduğu gibi günümüzde de bir arada yaşama kültürünün bütün güzelliklerini sergilemektedirler. Türk toplumu da diliyle, diniyle, edebiyatıyla, musikisiyle, mimarisiyle, gelenek ve görenekleriyle ve daha birçok hasletiyle Makedonya’nın kültürel dokusunu zenginleştirdiğini, bu toprakların birleştirici ve bütünleştirici harcı olduğunu ortaya koymaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan, TİKA Başkan Yardımcısı Çevik, Rumeli Türklerinin, özelde de Kuzey Makedonya Türklerinin yüzyıllardır Türk milletinin kalbine, zihnine, kutsal hazinesine sahip çıkıp bu uğurda bedeller ödediklerini vurguladı.

Bugün Balkanlarda yaşayan toplumların yüzde 12’sinin Türkçe konuştuğuna dikkati çeken Çevik, “Kuzey Makedonya Türkleri tıpkı Rumeli’de yaşayan ve Türkçe konuşan 10 milyon insan gibi tüm toplumlarla birlikte barış ve esenlik içerisinde yaşamaktadır. Yaşadıkları devletlerin çıkar ve milli menfaatlerini somut olarak gözeterek hüsnü kavim görmüşlerdir.” dedi.

Bugün Rumeli’de konuşulan Arnavutça, Sırpça, Makedonca, Boşnakça dillerinde 7 ila 8 bin Türkçe kelime bulunduğunu söyleyen Çevik, “Kuzey Makedonya’nın Türkçesi Anadolu’nun Türkçesidir. Anadolu Türkçesinin temelidir. Oğuz Türkçesinin ağzıdır ve bir edebiyat dilidir. Rumeli’de huzurun, barışın, refahın dilidir Türkçedir.” diye konuştu.

Program kapsamında, TİKA’nın destekleriyle MATÜSİTEB tarafından düzenlenen “Rumeli’den Türkistan’a Türkçe” konulu şiir, düz yazı ve resim yarışmasında ilk üç dereceye giren yarışmacılara hediyeleri takdim edildi.

Time Balkan/AA/BalkanNews

Yorumlar (0)