154 sene önce bugün, 19 Nisan 1867 tarihinde Ferik Ali Rıza Paşa, kırmızı ipek yastık üzerinde Belgrad şehrinin anahtarlarını Sırbistan Başknezi Prens Mihailo Obrenoviç’e teslim etmişti.
1860 itibarıyla Belgrad’da yaşayan Müslümanlar’a yönelik saldırılar şiddetlenmiş ve bu süreçte tertiplenen Kanlıca Konferansı sonrasında Batı’nın da baskısıyla Müslümanların Sırbistan’dan çıkarılma süreci başlamıştı. 1862’deki Belgrad Olayları sırasında malları yağmalanan Müslümanlar, daha sonra kitlesel halde şehirden göç etmek zorunda bırakılmıştı. Şehir nüfusunun göçünün ardından kalelerde kalan Türk ordusunun şehirden ayrılma süreci de Belgrad Muhafızı Ferik Ali Rıza Paşa’nın Kalemegdan’da şehrin anahtarlarını Prens Mihailo’ya teslimiyle birlikte başlamıştı.

Sırpça ismi “Beyaz Şehir” manasına gelen Belgrad, Osmanlı döneminde kazandığı İslami kimlik ile Doğu ile Batı arasında kültürel açıdan bir geçiş noktası teşkil ediyordu. 1660’da şehide bulunan Evliya Çelebi’nin notlarına göre Müslümanlar ve Hıristiyanların birlikte yaşadığı şehirde 217 cami, on üç mescid, on yedi tekke, dokuz dârülhadis, sekiz medrese ve yedi hamam yer alıyordu.
Falih Rıfkı Atay’ın naklettiğine göre Belgrad Osmanlı’dan alındığında düşman delegeleri, Türkiye’den Niş’i de istemiş, buna itiraz eden Osmanlı delegesi ayağa kalkarak, “Ne hacet, İstanbul’u da size verelim” demişti.
Bazı rivayetlere göre içindeki camilerin çokluğu nedeniyle “beyaz şehir” olarak anılan Belgrad’da o dönemden günümüze sadece Bayraklı Camii ulaştı. Osmanlı’nın 350 sene kadar kaldığı şehirde özellikle Avusturya Macaristan işgalleri döneminde gerçekleşen Türk ve Müslüman izlerinin silinmesine yönelik seferberliğe rağmen tarih, Kalemegdan, Teraziye ve Topçudere gibi ismi halen Türkçe kökenli olan yerlerde yaşamaya devam ediyor.

İbrahim H. Aydoğan - BalkanNews